|
Aslında başlık "Türk interneti neden gelişemiyor" olmalıydı, fakat ağaç yaşken eğilir lafı çok doğru. Bakıyorsunuz internette durum o kadar vahim ki, bu nesil gelecekte de Türkiye'yi bir yere götüremez diyorsunuz. Bu konu daha önce birçok yerde tartışıldı, konuşuldu. Öyle çok detaya girmeyeceğim, özetle içimi döküp gideceğim. Bu günkü konumuz, biliyorsunuz canım, kopyacılık işte. Öyle akıllı(!), öyle zeki(!), öyle yaratıcı(!) bir milletiz ki, üretme özürlüsüyüz. Evet! Üretim mantığı sadece yatakta işliyor, iş dünyasında üretim sıfır. Sonra da ülkede ekonomik kriz var, halk aç, çiftçi aç diye inim inim inler her buldukları sitede ağlarlar söverler. Ulan önce üretim yap, yattığın yerden para kazanma hayalleriyle ömrünü çürütüyorsun ayı! Lise yıllarından kalma "kopyacılık" zihne öyle bir yerleşmiş ki, kafa artık sadece gördüklerini klonlamaya yarıyor. Kimse çalıştırmak için uğraştırmıyor saksıyı. Ve öyle şerefli arkadaşlar ki, bana bu yazıyı yazdıranlar. Utanma duygusu kalmamış artık, çekinme zaten yok. Kopyalarken "ulan bari şurayı değiştireyim de çakmasınlar" demeye bile basmıyor kafaları, yüzleri yok. Dedim ya, üretim özürlüsüyüz diye. Onca içerik kopyalanırken, a yerine A koyamıyor, <b> yerine <i> koyamıyor. Çünkü kopyalama yüzde yüz gerçekleşmeli ki, egosunu tatmin etsin. Belki o siteyi görüp "aa xx sitesi buraya taşınmış" diyen milyonlar hayal ediyorlar zavallılar, kimbilir. Adam yerine koyup konuşmak isterdim, sormak isterdim nasıl bu kadar bencil olabiliyorlar, düşünce yoksulu olabiliyorlar. Kendi seviyemi korumak adına şimdilik sadece burdan isim vermeden içimi dökmeyi yeğliyorum. Belki merak eder bu sitenin sahiplerinin bir blogu varmı diye de, görür yazıyı. Hoş, blog'u da kopyalamasalar iyi. :) Sevgiler efendim..
|